“YETER!NAMUSUMA DOKUNMA!”

Yayınlama: 08.09.2026
A+
A-

Her bir gözyaşını şehit olan oğlu için akıtan anam,
Her bir şehidini vatanın can paresi için veren yiğit Türk kadınım!

Her bir şehit anasını, babasını namusu korunsun diye veren Türk’ün evladı!
Vatanını, bayrağını ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutan destanlar yazan Türk’ün milleti!

Bugün burada yalnızca bir tarihi anmak uğruna bu yazıyı okumak için toplanmadık.

Bugün, bir milletin yeniden ayağa kalktığı günü hatırlamak için buradayız.

Bugün, 4 Eylül 1919’u hatırlamak için buradayız.

Takvimler 4 Eylül’ü gösteriyordu.

Memleket yorgundu.

Vatan yaralıydı.

Şehirler işgal altındaydı.
Milletin üzerine karanlık çökmüştü.

Ama…

O karanlığın içinde bir ışık yanıyordu.

O ışık, Türk milletinin bağımsızlık iradesiydi.

Ve o ışığın başında, bütün ömrünü milletine adamış bir vatan evladı duruyordu:

Mustafa Kemal.

İşte o gün, Sivas’ta bir araya gelen insanlar, yalnızca bir kongre yapmak için toplanmadılar.

Onlar, tarihin karşısına dikilmek için toplandılar.

Onlar, “Bu vatan bizimdir!” demek için toplandılar.

Onlar, “Millet kendi kaderini kendi belirleyecektir!” demek için toplandılar.

Ve belki de en önemlisi…

Onlar, bütün dünyaya şunu göstermek için toplandılar:

Türk milleti teslim olmayacaktır!

Aziz kardeşlerim,

Bir düşünün…

1919’un Türkiye’sini düşünün.

Savaşlardan çıkmış bir millet…

Yorgun…

Yoksul…

Acılar içinde…

Evlatlarını cephelerde bırakmış analar…

Babalarını kaybetmiş çocuklar…

Geleceğini göremeyen insanlar…

Ve bir yanda da vatanın dört bir yanına uzanan işgal…

Böyle bir zamanda bazıları umudunu kaybedebilirdi.

Bazıları, “Artık yapılacak bir şey yok.” diyebilirdi.

Bazıları, “Büyük devletler ne derse o olur.” diyebilirdi.

Ama Türk milletinin bağrından bir ses yükseldi:

Hayır!

Hayır!

Bu milletin kaderini başkaları yazamaz!

Bu milletin vatanını başkaları paylaşamaz!

Bu milletin geleceğine başkaları karar veremez!

Çünkü bu vatan bizimdir.

Bu topraklar bizimdir.

Bu bayrak bizimdir.

Ve bu millet, kendi geleceğine sahip çıkacak kadar büyük bir millettir!

İşte 4 Eylül 1919’un anlamı budur.

4 Eylül, umutsuzluğun karşısına umudu koymaktır.

Korkunun karşısına cesareti koymaktır.

Dağınıklığın karşısına birlik ve beraberliği koymaktır.

Teslimiyetin karşısına bağımsızlık iradesini koymaktır.

Ve bütün bunların ötesinde…

“Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” anlayışını tarihe yazmaktır.

Bu destana bizler gibi ne namusunu içerideki ve dışarıdaki namussuzlara verecek olan gençler yazmaya ve yaşatmaya devam edecektir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.