Gençlerin Sesi Neden Duyulmuyor?
Bugünün gençleri sadece bir gelecek kurmaya çalışmıyor; aynı zamanda anlaşılmak, görülmek ve duyulmak istiyor. Fakat ne zaman gençler konuşsa, çoğu zaman fikirlerinden önce yaşları yargılanıyor. “Daha çok gençsin”, “Hayatı bilmiyorsun” gibi cümleler, bir neslin düşüncelerini bastırmanın en kolay yolu haline geliyor.
Oysa gençler bugün yalnızca kendi hayatları için değil; eğitimden ekonomiye, özgürlükten adalete kadar birçok konuda söz söylemek istiyor. Çünkü yaşanan sorunların tam ortasında en çok onlar bulunuyor. Gelecek kaygısını en ağır hisseden, işsizlik korkusuyla büyüyen, hayal kurarken bile maddi engelleri düşünen yine gençler oluyor.
Teknolojinin içinde büyüyen bu nesil, dünyada neler yaşandığını görüyor, araştırıyor, sorguluyor. Ama tam da bu yüzden bazen “fazla konuşan” bir kuşak olarak görülüyor. Halbuki konuşan gençlik bir sorun değil, aksine toplum için büyük bir fırsattır. Çünkü susturulan her genç fikir, aslında kaybedilen bir gelecektir.
Bugün birçok genç kendini yalnız hissediyor. Sosyal medyada kalabalık görünen hayatların arkasında, dinlenmediğini düşünen binlerce genç var. Belki de bu yüzden artık çoğu genç konuşmaktan çok susmayı tercih ediyor. Çünkü sesini duyuramadığı bir yerde insan zamanla sessizleşiyor.
Ancak unutulmamalı ki gençler bir ülkenin sadece yarını değil, bugünüdür de. Onların düşüncelerini yok saymak, geleceği görmezden gelmektir. Gerçek değişim ise gençlerin sesini bastırarak değil, onları dinleyerek mümkün olur.
