BEDEN YAKILIR AMA TÜRKÜLER YANMAZ!

Yayınlama: 02.07.2026
A+
A-

“Yanımızda iki melekler gezer
Bin hayır biri şerrimiz yazar
Kahbe felek bizi aldatır üzer
Nerede seyreder andan haber ver” 

 Temmuz ayınınn gelişi hazirandan belli olur derler. Eğer haziran sessizse temmuz sesli olur, eğer haziran bulutluysa temmuz güneşli olur. Eğer haziranda kuşlar susmuş, çicekler açmamış olursa temmuzda kuşlar ötüşür,çicekler açardı. Lakin Sivas’ta durumlar farklıydı. Cumhuriyet tarihinin en kötü katliamlarından biri yaşanmıştı.

Bugün günlerden 2 Temmuz. Yerin utandığı göğünün bile ağlayamadığı Sivas’ta Madımak Otelinde kül olanlar sadece beden olmadığını dinsizler vardı aramızda. Haddim olarak “dinsiz” diyorum çünkü bunu başka bir dinden insanlar “müslümanlara” yapsa “dinsiz” olarak nitelendirirlerdi. Evvel gidenler elbet bilmez, İslam; Müslüman olanı müslamanın ateşle yakmayı değil, farklılara saygılı olmayı emreder. Dinsiz olanlar bunları bilmediği gibi bunu “din” adı altında yaptıklarını her zaman söylerler. Tıpkı bir fısıltı gibi sadece bir yazarı çevirdiği tek bir eser yüzünden içlerindeki canavarları dışarıya çıkarıp “Ya Allah Bismillah Allah-u Ekber!” tekbiriyle insanları diri diri yakmak için hazırlanırken devletini temsil eden bir belediye başkanının çıkıp kürsüde “Müslüman kardeşlerim, Gazanız mübarek olsun!” demesi ve hala bu katliamdan mesul kişilerin bulunmadığı gibi sözü söyleyen belediye başkanının bugün milletin meclisinde vekil olabildiği tek yerin bizim ülkemiz olması tüm Alevi yurttaşlarımız için utanç kaynağı taşımaktadır.

Madımak Oteli sadece içindeki otuz beş canın ölümüne sebep olan insanlarla asla suçlu değildi. Aynı tarihlerde Bosna’da zulme uğrayan Müslümanlar için yardım gönderen hükümet kendi topraklarımızda yaşayan canlarımızın uğradıkları zulme sessiz kalmayı tercih edip üstünü kapatmaya çalıştılar? Devlet eliyle görevlendirilen üst düzey yetkililer neden olaya müdahale etmediler?  Otuz üç yıldır bulunamayan suçlular  dışarıda ellerini kollarını sallayarak gezerken hangi vicdana buna müsaade etmeye el verir? Hani Alevi canı bir gün dahi olsa devlete isyan etmeye yol açmış ve daha büyük acıların yaşanmasına dıştaki düşmanların oyununa gelip uymuştur? Bu topraklar farklılara saygı duyulması gerektiğini öğretmesi gerekirken “din” adı altında minareyi çalanların kılıf uyduracağı topraklar olmayacaktır.Satırlarımı Pir Sultan Abdal’ın şu satırlarını yazarak canlarını yanarak kaybetselerde düşünceleriyle şehit olan otuz beş canın ve nice canların ruhlarını anarak veda edeceğim:

“Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur     

Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.