Hayat bize bir şeyler öğretebiliyorken biz hayata neler öğretebiliyoruz?

Yayınlama: 16.06.2026
A+
A-

Dünyada bir çok küresel şehirler “Hayat Boyu Öğrenme Merkezi” haline gelmesinde temel sebep nelerdir? Bunun için aslında çokta düşünmemize sebep olacağını zannetmem. Bu öğrenmeleri bireysel bir uğraş olarak görmeyip hayatın merkezine almayı hedefleyen  projeleri yapan“ ,UNESCO Yaşam Boyu Öğrenme Enstitüsü (UIL)1” merkezi merkezi hükümetlere bunların gerekli olmasını anlatması ve dünya genelinde uygulabilen projeleri yaygınlaştırmasıdır.

Tabi Avrupa Birliği ülkeleri bu işin toplumsal boyutundan daha çok ekonomik boyutu ile ilgileniyor olmasından kaynaklı değere aldığı verileri hazırlamak “OECD” e düşüyor. Hükümetler buralarda halkın nabzını yoklayıp politika haline getirmesi hiçte şaşırtıcı olmayan bir gerçek. Bu nabzın kanıtları da Uluslararası Yetişkin Yeterliklerini Değerlendirme Programı (PIAAC) araştırmaları, yetişkinlerin dijital okuryazarlık, problem çözme ve sözel becerileri ile iş gücü piyasasındaki üretkenlikleri arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu kanıtlıyor.

Avrupa Birliği ise Hayat Boyu Öğrenme Planlamalarını Erasmus+ ve yetişkin eğitimini dijitalleştiren EPALE (Avrupa Yetişkin Eğitimi Elektronik Platformu) gibi devasa bütçeli programlarla her yıl milyonlarca avroluk fonu bu alana aktarması sayesinde sürdürülebilir projelere dünya genelinde uygulama fırsatı doğuyor.

Dünyada bunlar olurken güzel ülkem Türkiye’de ne tarz eğitimler veriliyor?

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü çatısı altında kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmuş durumda. Türkiye’nin bu alandaki en büyük gücü ise kılcal damarlar gibi ülkenin her yerine yayılan Halk Eğitimi Merkezleridir (HEM) de verilen kurslar ve bunların bitirilme oranları önemli.

Çağın ihtiyaçlarına yeteri kadar cevap verebilen bir eğitim politikasına sahip miyiz? Var olan Halk Eğitim Merkezlerinde katılım oranları ne derece değişiklik gösterebiliyor? Bizim halk olarak asıl sorgulamamız gereken konular bence bu.

Hadi biraz da ülkemizde araştırma yapan yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelenmiş haline bakalım. Sizler için yaşlaşık üç gün süren araştırma sonucunda: Akademik araştırmalar, HEM bünyesinde açılan mesleki ve teknik kursların, özellikle kadınların ve genç işsizlerin iş gücüne katılım oranlarını doğrudan artırdığını göstermekle birlikte geleneksel el sanatlarından robotik kodlamaya kadar uzanan geniş modül yelpazesi, yerel istihdam pazarlarının anlık ihtiyaçlarına ara eleman yetiştirerek yapısal işsizliğe karşı bir kalkan görevi üstleniyor. Pek tabi bunların halkın içinde uygulama olarak yapılma oranları ne derece doğru sorgulanır.

Bizim burada asıl yorgulamamız gereken şeyler:

*Ülkemizde yapılacak olan projeleri genç ve yaşlı kitlemizi kısıtlayan mı olmalı yoksa yöneten mi olmalı?

Daha fazla yazı için bizleri takipte kalın😊

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.