RUHU GÖKLERDE NÖBETTE OLAN TÜM ŞEHİTLERİMİZE
Asaletini kanının renginden alan her Türk kızının hayalidir vatanı için şehadete koşmak,
Tıpkı Sultan Muhammed Alpaslan’ın Anadolu’yu yurt tutan askerleri gibi.
Tıpkı Kostaniyye’nin kapısına dayanan Fatih Sultan Mehmet Han’ın ocağından çıkan neferleri gibi.
Yedi cihana karşı savaşan Selanikli Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN açtığı bağımsızlık güneşi altında canından vazgeçen çocukları gibi.
Tıpkı bundan on yıl önce vatanı uğruna canından vazgeçen Ömer HALİSDEMİR gibi.
Yüce Türk Milleti bir avuç salyası ülkeyi bölmek için akan itlere mi verirdi vatanını? Kanından kanını canından canını da verir ama ne bir karış toprağını ne de cumhurbaşkanını ite, çakala yedirirdi. Bizi hiçbir milletle karıştırmasınlar: Bizler onların kuklası haline gelip başındaki liderini kendi halklarına katlettirdikleri hiçbir kalka benzemeyiz.
Evet Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce bu topraklarda var olan Osmanlı İmparatorluğu’nda denemeye çalıştılar.
Kimi padişahı şehit ettiler, kimi padişahı içteki hainleri kullanarak tahtından ettiler.
Lakin biz millet olarak kimseye benzemeyiz: İçimizdeki hainlerle bizim silahımızla bizleri de vurmaya çalışsanız, sokağa çıkma yasağı ilan etmeye de çalışsanız, Meclisimize bombalar da yağdırsanız biz BİN ÖLÜR BİN DİRİLİRİZ.O gün istediğiniz olsaydı başımıza; Mısır’da olanların, Irak’ta olanların, Suriye’de olanların, Bosna’da olanların daha da beteri geleceğini biz millet olarak bilmez miyiz?
ŞEHİDİM RUHUN GÖKLERDE NÖBETTE, KANIN AK BAYRAKLA EN YÜKSEKLERDE,
Vatanı için şehadet şerbeti için bebeğinden yaşlısına tüm şehitlerimin ruhları şehitlik mertebesinde nöbette.
Bunu iliklerime kadar hissediyorum. Onların derdi bir avuç toprak, petrol, altın değildi. Tek dertleri namuslarına zeval gelmemesi içindi.
Bugüne kadar bayrağı için namusu için vatanı için canını veren tüm şehitlerimizin ruhları şad mekanları cennet olsun. Türk milletinin namusu her zaman olduğu gibi yine gençliğine emanettir.
