Kalmak mı Zordu, Gitmek mi?

Yayınlama: 29.06.2026
A+
A-

Bazı insanlar giderken ardında sadece bir boşluk bırakmaz; sustuklarıyla, yarım bıraktıklarıyla insanın içinden bir ömür eksiltir. Çünkü bazen mesele gitmek değildir… Asıl acı, kalmaya cesaret edemeyen bir kalbin sessizliğinde başlar.

Hayatta çoğu zaman “Kalmak mı, gitmek mi?” sorusunun ortasında kalır insan. Gitmek kolay görünür; arkanı dönersin, susarsın ve her şeyi geride bıraktığını sanırsın. Oysa kalmak öyle değildir. Kalmak mücadele ister, sabır ister, emek ister. Bir insanı gerçekten sevmek, zor zamanlarında yanında durabilmektir.

Bugün birçok insan, en küçük zorlukta vazgeçmeyi çözüm sanıyor. Oysa gitmek her zaman kurtuluş değildir. Bazen insan, kalarak savaşmalı; kırıldığı yerde yeniden ayağa kalkmalıdır. Çünkü mücadele olmadan kazanmak mümkün değildir. Emek verilmeyen hiçbir şeyin değeri olmaz.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şu sözü aslında hayatın en derin gerçeğini anlatır: “Zeytini yersen nasibindir, yemezsen nasibin değildir.” Allah (c.c.) insanın karşısına nasibini çıkarır; fakat ona ulaşmak için çabalamak insanın kendi elindedir. İnsan emek verdikçe, sabrettikçe ve mücadele ettikçe hayat da ona kapılarını açar.

Enfal Suresi 63. ayette şöyle buyrulur:
“Ve onların kalplerini birbirine ısındırdı. Sen yeryüzündeki her şeyi verseydin yine onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah onların arasını bulup kaynaştırdı. Çünkü O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

İnsan bazen sevdiği için susar, bazen kırılmamak için içine atar. Ama sürekli susmak da insanın içinde derin yaralar açar. Ardında bırakılan sözler, yarım kalan mücadeleler ve cevapsız kalan duygular insanın ruhunda ağır izler bırakır.

Şimdi dönüp kendimize sormalıyız:
Bir insanı gerçekten sevdiysek, neden ilk zorlukta vazgeçiyoruz?
Neden “git” demek bu kadar kolayken, “kalıp mücadele edeceğim” demek bu kadar zor geliyor?

Hayat bazen insanı öyle bir yalnız bırakır ki ne yapacağını bilemez, olduğu yerde donar kalır. Hele ki hiç beklemediğin bir anda terk edildiğinde, insan kendi içindeki bütün sorularla baş başa kalır. İşte tam da bu yüzden insanlar seçim yaparken yalnızca korkularıyla değil; sevgileriyle, vicdanlarıyla ve emekleriyle karar vermelidir.

Gülün dikeni var diye kokusundan vazgeçilir mi?
Bir insanı seviyorsan, onunla birlikte zorluklarına da katlanmayı bilmelisin. Çünkü gerçek sevgi yalnız güzel günleri değil, zor zamanları da omuz omuza yaşayabilmektir.

Hayat acımasız olabilir. İnsan bazen en güvendiği yerde kırılır. Ama insanı asıl yıkan şey hayat değil; sevdiği kişinin sessizliği olur. Çünkü bazı ayrılıkları mesafeler değil, suskunluk bitirir.

Belki de mesele hiçbir zaman gitmek değildi…
Mesele, kalmaya cesaret edememekti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.