Girişimcilikte En Tehlikeli Cümle: “Ya Olmazsa?”
Hayatta bazı cümleler vardır; söylenmesi kolay, etkisi ağırdır.
Girişimcilikte bunların en tehlikelilerinden biri şudur:
“Ya olmazsa?”
Ya tutmazsa?
Ya para kazanamazsam?
Ya insanlar beni ciddiye almazsa?
Ya başarısız olursam?
Bu sorular çoğu zaman insanı başarısızlıktan değil, başlamaktan alıkoyar.
Oysa girişimcilik, hiçbir garantinin olmadığı bir yola çıkma cesaretidir. Kimse size başarı sözü vermez. Kimse attığınız ilk adımın sizi nereye götüreceğini kesin olarak bilemez.
Fakat bir gerçek vardır:
Denemeyen insanın kaybı ihtimal değil, kesinliktir.
Bugün büyük şirketlerin, markaların ve başarı hikâyelerinin arkasında gördüğümüz insanların çoğu, ilk adımlarını attıklarında ne kadar başarılı olacaklarını bilmiyordu. Onların farkı, korkularının hiç olmaması değildi. Korkularına rağmen hareket edebilmeleriydi.
Çünkü “Ya olmazsa?” sorusunun karşısına bir başka soru koymak gerekir:
“Ya olursa?”
Ya başarısız olmak yerine öğrenirseniz?
Ya ilk denemeniz yeni bir kapı açarsa?
Ya bugün attığınız küçük adım, birkaç yıl sonra hayatınızın en önemli kararına dönüşürse?
Girişimcilik biraz da bilinmezliğe rağmen yürüyebilmektir.
Elbette plansız hareket etmek, riskleri görmezden gelmek değildir. Aksine başarılı girişimci riskini hesaplar, araştırır, öğrenir, gerektiğinde yön değiştirir. Ama hiçbir zaman korkuyu karar verici koltuğuna oturtmaz.
Çünkü bazen insanın önündeki en büyük engel sermayesi, çevresi veya imkânları değildir.
Kendi zihninde kurduğu “olmaz” cümlesidir.
Belki de bugün hayatınızda yeni bir sayfa açmanın tam zamanıdır.
Bir fikir, bir proje, yeni bir iş, yeni bir ortaklık veya sadece ilk telefon…
Küçük görünse de her büyük yolculuk bir adımla başlar.
Ve unutmayın:
“Ya olmazsa?” diye düşünerek geçen yılların sonunda, insanın en çok pişman olduğu şey çoğu zaman başarısızlık değil, hiç denememiş olmaktır.
Bu yüzden bugün kendinize bir kez sorun:
“Ya olursa?”
Belki de cevabı, hayatınızın en güzel başlangıcı olacaktır.
