Bazen insanlar sana yol göstermez; sadece kendi yürüdükleri yolu anlatırlar.

Yayınlama: 03.09.2026
A+
A-

Bir derdini anlattığında aldığın tavsiye, çoğu zaman senin yaşadıklarından çok, karşındaki insanın kendi hayatını anlatır.
Sabretmeyi öğrenmiş biri sana “Biraz daha sabret.” diyebilir.
Hızlı hareket ederek yol almış biri “Daha cesur olmalısın.” diyebilir.
Kendini korumak için geri çekilmiş biri “Biraz uzaklaş.” derken, hayatı boyunca mücadele etmek zorunda kalmış biri “Pes etme, devam et.” diyebilir.
Ama unutma; sen o kişi değilsin.
Aynı hayatı yaşamadınız. Aynı yaralarınız, aynı korkularınız, aynı ihtiyaçlarınız ve aynı dayanma gücünüz yok.
Bu yüzden bir başkasına iyi gelen şey, sana iyi gelmeyebilir. Hatta onun için bir sınır olan şey, senin için kendinden vazgeçmek anlamına gelebilir. Onun “huzur” olarak gördüğü şey, senin için görünmez olmak olabilir.
Bence asıl mesele de tam burada başlıyor.
Bazen insanı en çok yoran şey, yanlış anlaşılmak değil; başkasının doğrularına göre kendisini yanlış bulmaya başlamaktır.
Bir yöntemi uygulayamıyorsan hemen “Ben iradesizim, yetersizim, beceremiyorum.” deme.
Belki de sorun sende değildir.
Belki de sana sunulan çözüm, senin hayatına ve ihtiyaçlarına göre değildir.
Olgunlaşmak, herkesi dinlememek değil.
Her duyduğunu kendi hayatının içinden geçirerek değerlendirebilmek.
Kendine şunu sorabilmek:
“Bu öneri gerçekten benim ihtiyacıma mı dokunuyor?
Yoksa karşımındaki insan kendi yaşadıklarını mı bana aktarıyor?
Bunu seçersem kendime biraz daha mı yaklaşacağım, yoksa kendimden biraz daha mı uzaklaşacağım?”
Çünkü herkesin yolu farklı.
Aynı yerden başlamıyorsak, aynı yöntemin bizi aynı yere götürmesini beklemek de doğru değil.
Kendi hayatının ölçüsünü başkalarının deneyimleriyle değil, kendi ihtiyaçlarınla, sınırlarınla ve gitmek istediğin yerle belirle. 🌿 Seda Yiğit

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.