Elini Sallasan Başkana Çarpıyor, Lider Bulmak Zor
Bir toplumun geleceği, yetiştirdiği gençlerle ölçülür.
Geçmişe baktığımızda Türkiye’de gençlere sadece siyaset öğretmeyen; aynı zamanda sorumluluk, teşkilatçılık, hitabet, dava bilinci ve liderlik kazandıran yapılar vardı. Bu yapıların en dikkat çeken örneklerinden biri de Milli Görüş hareketiydi.
Bugün ülke siyasetinde, kamu yönetiminde, sivil toplumda ve iş dünyasında söz sahibi olan birçok ismin yolu bir dönem bu teşkilatlardan geçti. Çünkü orada sadece görev dağıtılmazdı; insan yetiştirilirdi. Dava bilinci aşılanır, gençlere sorumluluk verilir, hata yapmalarına fırsat tanınır, düşünmeleri, konuşmaları ve proje üretmeleri teşvik edilirdi.
Aslında mesele bir siyasi görüş meselesi değildir. Mesele gençlik yetiştirme meselesidir.
Bugün etrafımıza baktığımızda gençlerin enerjisini, heyecanını ve üretme isteğini doğru yönlendiren kurumların sayısının giderek azaldığını görüyoruz. Ezberci ve taklitçi bir anlayışın hâkim olduğu bir ortamda; sorgulayan, üreten ve sorumluluk alan gençler yetiştirmek giderek zorlaşıyor.
Birçok yapı yönetici arıyor ama lider yetiştirmiyor. Görev verecek insanlar arıyor ama sorumluluk alacak gençler yetiştirmiyor.
Daha da düşündürücü olan ise; fikir üreten, çevresini analiz edebilen, inisiyatif kullanabilen ve liderlik vasfı taşıyan gençlerin çoğu zaman desteklenmek yerine dışlanmasıdır. Bunun yerine sadece söyleneni yapan, itiraz etmeyen, fikrini ortaya koymayan ve bulunduğu ortamı sorgulamayan gençler tercih ediliyor.
Oysa liderlik; sadece itaat etmek değil, gerektiğinde doğruyu söyleyebilmek, sorumluluk alabilmek ve çözüm üretebilmektir.
Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından biri yeni nesil liderlerdir. Şehirlerini düşünen, topluma katkı sunan, proje geliştiren, konuşabilen, dinleyebilen ve gerektiğinde inisiyatif alabilen gençlerdir.
Ne yazık ki son yıllarda her yere başkan atanabiliyor ama lider yetiştirilemiyor.
Elini sallasan bir başkana çarpıyorsun. Dernek başkanı, il başkanı, ilçe başkanı, platform başkanı, komisyon başkanı…
Ama aynı kolaylıkla lider bulamıyorsun.
Çünkü başkanlık bir unvandır, liderlik ise bir karakter meselesidir.
Bugün yaşadığımız sorunların önemli bir kısmı da tam burada başlıyor. Unvanların çoğaldığı, ancak liderlerin azaldığı bir dönemdeyiz.
Ve unutmayalım…
Bir ülkeyi makamlar değil, yetişmiş insanlar geleceğe taşır.
Kalın sağlıcakla…
Önce İnsan.
